Daralan küresel ihracat, kırılan rekorlar, yeşeren umutlar

Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak bizler 2023 hedefimiz olan dünya ticaretinden yüzde 1.5 pay alabilmek adına ihracatımızın kalıcı ve sürdürülebilir artışı için çalışıyoruz. Bu hedefimize ulaşmamızda ise ihracatımızın yaklaşık yüzde 62’sini gerçekleştiren ilk 1000 firmamızın rolü oldukça büyük.

 

2016 YILI hem ülkemiz ekonomisi açısından hem de küresel ekonomi açısından son derece zorlu bir yıl olarak geride kaldı ama 2017 yılı Türkiye için atılım yılı olacak. Küresel ticaret açısından bakıldığında, 2016 yılı tıpkı 2015 gibi ticaretin dolar bazında daralmaya devam ettiği bir yıl oldu. Bu gerilemede, petrol ve emtia fiyatlarının son yılların gördüğü en düşük seviyeye gerilemesi ve gelişmekte olan ülkelerde görülen yavaşlama etkili oldu. Ülkemizin ihracatı ise 2016’da çevremizde yaşanan çatışmalara, 15 Temmuz hain terörist girişimine, güvenliğimizi ve huzurumuzu hedef alan terörist saldırılara rağmen küresel ticaretin yüzde 2.6 daraldığı bir dönemde yalnızca yüzde 0.9 daralma kaydetti. Böylelikle, 2016 yılında ihracatımızın dünya ticaretinden aldığı pay yüzde 0.9’a çıkarak rekor seviyeye ulaştı. Bir diğer rekoru ise AB’nin ithalatındaki payımızı yüzde 1.28’e çıkarak kırdık. Son olarak, ihracatımızın dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD’nin ithalatından aldığı payı da yüzde 0.29’la en yüksek seviyesine ulaştı. Kısacası, 2016 yılı ihracatımızın daralmasına rağmen rekorlarla kapattığımız bir yıl oldu.

Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak bizler 2023 hedefimiz olan dünya ticaretinden yüzde 1.5 pay alabilmek adına ihracatımızın kalıcı ve sürdürülebilir artışı için çalışıyoruz. Bu hedefimize ulaşmamızda ise ihracatımızın yaklaşık yüzde 62’sini gerçekleştiren ilk 1000 firmamızın rolü oldukça büyük. Bu kapsamda, bu yıl on üçüncüsünü yayımladığımız “İlk 1000 İhracatçı Araştırması” ile 2016 yılı ihracatının panoramasını ve ihracatçılarımızın performanslarını ayrıntılı bir değerlendirmeye tabi tutuyoruz. Bunu, hem önceki yılın bir fotoğrafını çekmek hem de gelecek yıl/yıllar için bir yol haritası oluşturabilmek düşüncesi ile yapıyoruz.

İhracat kompozisyonumuzda katma değeri yüksek ürünlerin ağırlığını artırmak en önemli amaçlarımızdan birisi. Bunun için yüksek katma değerli üretimin olmazsa olmaz hayati bir şart olduğunu faaliyetlerimizle ve söylemlerimizle tüm Türkiye’ye anlatıyoruz. Bu kapsamda, bizi hedeflediğimiz konuma taşıyacak dört parametre olan Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve markalaşmanın önemini ve gereğini her platformda izah ediyoruz, çalışmalarımızda da bu alanlara odaklanıyoruz. TİM ile özdeşleşen Türkiye İnovasyon Haftası, İnovaLİG, InoSuit, TİM-TEB Girişim Evleri ve diğer pek çok etkinliğimize yenilerini eklemeye devam ediyoruz. Ülkemizde yüksek katma değerli üretimin ve bilincin yaygınlaştırılması amacıyla 2016 yılında ilk kez gerçekleştirdiğimiz “İNOSUİT-İnovasyon Odaklı Mentörlük Projesi”, “Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçı Firması Araştırması”, “Türkiye İhracat Zirvesi” ve “Türkiye Tasarım Haftası” etkinliklerimizi her yıl gelenekselleştirmeye kararlıyız. Öte yandan, ihracatçılarımızın mevcut pazarlarda daha özgür hareket edebilmeleri amacıyla, dünya genelinde önemli ticaret merkezlerinde Türkiye’nin güçlü imajını tam olarak yansıtabilecek, 7/24 fuar prensibiyle çalışan Türk Ticaret Merkezleri kuruyoruz. İnanıyoruz ki, bu çalışmalarımız sayesinde yüksek katma değerli üretim bilincini ülkemizin her köşesine yaymış olacağız.

Dünyada ayak değmedik, mal satmadık yer bırakmayarak her daim övünç kaynağımız olan, ilk 1000 ihracatçı listesinde yer alarak başarılarını tescilleyen firmalarımızı en içten dileklerimle tebrik ediyorum. Bu değerli firmalarımızın da katkılarıyla, ülkemiz için kazandığımız tecrübelerin ışığında atılım yılı ilan ettiğimiz 2017’de çok daha başarılı olacağımıza yürekten inanıyorum.

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı

Mehmet Büyükekşi